Aşılama işlemi nedir ve kimlere yapılır?

Aşılama işlemi yardımcı üreme tekniklerinin ilk basamağı ya da en basit yöntemidir. Aşılamada döllenme tüp bebekten farklı olarak kadının vücudu içerisinde gerçekleşir ve bunun için ön koşul kadının tüplerinin açık olmasıdır. Tüpleri kapalı olan kadınlarda aşılama işleminin yapılması yanlıştır.

Ne yapılıyor aşılama işleminde ya da kimlere yapılıyor, bunlardan bahsedelim isterseniz kısaca; Aşılama işlemi açıklanamayan infertilite dediğimiz her iki çiftte herhangi bir problemin bulunmadığı yumurtlaması olan, tüplerin açık olduğu ve erkek faktörü bulunmayan çiftlere yapılabilir. Veya hafif erkek faktörü dediğimiz, sperm parametrelerinde hareket şekil bozukluğu ya da sayı olarak hafif bozukluk şeklinde erkek faktörü olan çiftlerde yine aşılama yapılması söz konusu olabilir.

Aşılama işlemi için öncelikle kadının yumurtalıklarını uyarıcı iğne veya ilaç tedavisi uyguluyoruz. Bunun için, adetin ilk beş günü içerisinde tedaviye başlayıp bir veya iki yumurta geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için de ağızdan alınan ilaçlar veya günlük yapılan iğneler kullanılabilir. Yumurta gelişimi olduğunda yani folikül dediğimiz yumurtayı içeren kesecik belirli büyüklüğe ulaştığında bir çatlatma iğnesi uygulanıyor ve bundan da 26-36 saat sonra erkekten alınan spermler hareketli canlı olanlar ayıklanıp ince bir enjektör aracılığıyla kadının uterusu (rahmi) içerisine veriliyor. Normal ilişki sırasında kadının vajinasında, rahim ağzında spermlerin bir kısmı ölüyor kayboluyor, burada amaç yumurtaya ulaşan yumurta sayısını arttırmak, yumurtanın yakınına bırakmak. Hiçbir zaman yumurtayı bulup onun içerisine vermek ya da yumurtayla spermi bir araya getirmek gibi bir işlem söz konusu değil. Ancak olabildiğince rahim içerisine bırakılıyor, rahim duvarını zedelemeden tahriş etmeden bu işlem gerçekleştiriliyor. Daha sonra döllenmenin olduğu kadının tüpleri içerisinde yumurtayla spermin bir araya gelip döllenme olması bekleniyor. Tabi bunu gözlememiz mümkün değil, ancak gebelik geliştiği taktirde döllenme oldu, gebelik yerleşti şeklinde bir değerlendirmede bulunmak mümkün.

Aşılama işlemi tabi ki kadının yaşına, kısırlık süresine yumurtalık cevabına erkeğin sperm faktörlerine bağlı olarak başarı oranı %10-15 arasında olan bir yöntemdir. %10-15’lik bir oran başta çok düşük gibi görünse de aslında her şeyin normal olduğu bir çiftte aylık başarı oranının yani gebelik şansının %20 olduğunu düşünürsek hiç de azımsanmayacak bir başarı oranından söz etmiş oluruz. En fazla üç kez yapılan ve üst üste yapıldığında da %30-40 gibi bir başarı oranına ulaşması söz konusu olan bir yöntem.

Tabi ki bunu yapabilmek için bir takım ön koşullar var. Örneğin kadının tüplerinin açık olması, örneğin sperm parametrelerinin çok kötü olmaması, bunun yanısıra infertilite süresinin çok uzun olmaması kadının 40 yaşın üzerinde olmaması gibi faktörler gözönüne alındığında başarı oranı biraz daha yüksek olabilir. Yani kısa infertilite süresi olan, yumurtalık cevabı iyi olan spermleri iyi olan açıklanamayan infertilite veya hafif erkek faktörü olgularında başarı oranı %15 ‘lere kadar çıkabilir.

En fazla üç kez yapılabilir çünkü üçüncü defadan sonra gebelik şansının çok fazla artmadığını biliyoruz. Ondan sonra yapılması gereken işlem daha ileri basamak olan tüp bebek yöntemine başvurmak olmalıdır. Burada yumurtalıkları uyarıcı ağızdan ilaç ya da iğne kullanılabilir, zaten SGK’nın karşılayabilmesi için açıklanamayan infertilite, hafif erkek faktörü olgularında iğneyle yumurtalıkların uyarılıp en az iki defa aşılama dediğimiz yöntemin uygulanması da bir ön koşul olarak kabul ediliyor. Bundan sonra eğer başarılı olunamazsa SGK raporu düzenlendiğinde tüp bebek işleminin bir kısmının devlet tarafından karşılanması söz konusu olabiliyor.